Qur'an&Sunnah

Comment l'islam décrit-il la purification du cœur ?

Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh. İslam'da kalbin temizlenmesi, yani tazkiye (kalbin günahlardan ve kötü huylardan temizlenmesi), büyük önem taşır. Bu, Allah'a yakınlığın ve O'nun rızasını kazanmanın temel şartlarından biridir.

Abdülkâdir Geylânî'nin "Sırrü'l-Esrâr" adlı eserinde belirtildiğine göre, kalbin bu tür kirlerden arınması, ancak Allah'ın zikrine (Allah'ı anmaya) devam etmekle mümkün olur. Başlangıçta bu zikir, yüksek sesle (cehrî) öğretilerek yapılır ve kişi, kalbinin Allah korkusuyla titreştiği, "Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir..." (Enfal Suresi, 2. ayet) ayetinde ifade edildiği gibi bir mertebeye ulaşır. Bu arınma, Allah'ın "Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir..." (Enfal Suresi, 2. ayet) ayetinde ifade edildiği gibi, kalbin Allah korkusuyla titreştiği bir mertebeye ulaşmasını sağlar. Kalbin saf hale gelmesi, Allah'tan başkasını görmekten ve sevgiden kaçınmakla, tevhid isimlerini sürekli zikretmekle olur. Bu saflıkla "Sâd" makamına ulaşılır ve ardından velayet gelir. Velayetin neticesi ise Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. (Abdülkâdir Geylânî — Sırrü'l-Esrâr, s. V00/P077–V00/P078).

Gazâlî'nin "İhyâü Ulûmi'd-Dîn" eserinde ise, kalbin günahlarla kararması, üzerine biriken kirler gibi tasvir edilir. Bu durum, kalbin Allah'tan perdelenmesine yol açar. Ayetlerde belirtildiği gibi, günahlar kalpler üzerine mühür vurulmasına neden olabilir, bu da hakikati idrak etmeyi engeller ve ahiret işlerini hafife alıp dünya işlerini büyütmeye yol açar. (Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn, s. V03/P011–V03/P012). Ebû Tâlib el-Mekkî de "Kûtü'l-Kulûb" eserinde, her günahın kalpte siyah bir nokta bıraktığını, tövbe edilmezse bu noktaların kalbi tamamen kararttığını belirtir. Tövbe ile bu noktalar silinir ve mümin kalbi ayna gibi parlar, şeytanın yaklaşımlarını görür. (Ebû Tâlib el-Mekkî — Kûtü'l-Kulûb, s. V01/P199–V01/P201).

Kalbin temizlenmesi, nefsin arzularından (heveslerinden) uzaklaşmayı da gerektirir. "Celâü'l-Hâtır" eserinde, kalbin Allah'tan başkasıyla dolmaması gerektiği vurgulanır. Bu, farzları yerine getirmek, haramlardan ve şüpheli şeylerden kaçınmak, helal ve mübah olanlardan faydalanmak, nefsin ve şehvetlerin isteklerini bırakmakla sağlanır. (Abdülkâdir Geylânî — Celâü'l-Hâtır, s. V00/P045–V00/P047).

Sonuç olarak, kalbin temizliği, Allah'ı zikretmek, günahlardan kaçınmak, tövbe etmek ve nefsin isteklerine karşı koymakla elde edilir. Bu süreç, kişinin Allah'a olan yakınlığını artırır ve O'nun rızasına ermesine vesile olur.

Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isterseniz, ilgili alimlerin eserlerine başvurmanızı tavsiye ederim.

Sources

  • Abdülkâdir Geylânî — Sırrü'l-Esrâr (s. V00/P077–V00/P078)
  • Abdülkâdir Geylânî — Sırrü'l-Esrâr (s. V00/P124–V00/P125)
  • Abdülkâdir Geylânî — Celâü'l-Hâtır (s. V00/P045–V00/P047)
  • Abdülkâdir Geylânî — Sırrü'l-Esrâr (s. V00/P106–V00/P110)
  • Abdülkâdir Geylânî — Celâü'l-Hâtır (s. V00/P021–V00/P024)
  • Abdülkâdir Geylânî — Celâü'l-Hâtır (s. V00/P020–V00/P021)
  • Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn (s. V03/P011–V03/P012)
  • Ebû Tâlib el-Mekkî — Kûtü'l-Kulûb (s. V01/P311–V01/P312)
  • Ebû Tâlib el-Mekkî — Kûtü'l-Kulûb (s. V01/P199–V01/P201)
  • Ebû Tâlib el-Mekkî — Kûtü'l-Kulûb (s. V01/P205–V01/P206)
  • Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn (s. V04/P012–V04/P013)
  • Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn (s. V01/P164–V01/P165)

Les réponses s'appuient uniquement sur des sources classiques du domaine public et les citent. Pour un avis personnel, consultez un savant qualifié.