Kur'an-ı Kerim'e göre, Allah Teâlâ'nın insanları ve cinleri yaratmasının temel amacı, kendisini tanımaları ve O'na kulluk etmeleridir. Bu husus, Kur'an'ın birçok yerinde vurgulanır.
Yaratılışın Amacı: Kulluk
Yüce Allah şöyle buyurur:
"Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat Suresi, 56. Ayet)
Bu ayet-i kerime, yaratılışımızın en temel gayesini açıkça ortaya koymaktadır. Müfessirler bu ayeti farklı şekillerde tefsir etmişlerdir:
- Kulluk ve İtaat: İbn Kesir, Ali b. Ebî Talha'dan naklederek, ayetin "ancak bana kulluk etsinler" kısmının, "kulluğumu kabul etsinler, isterse isteyerek isterse istemeyerek" anlamına geldiğini belirtir. (İbn Kesir — Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm, c. 7, s. 424). Bu, Allah'ın emirlerine boyun eğmek ve O'nun iradesine teslim olmak anlamına gelir. Taberî de bu görüşü benimser ve ayetin "ancak bana ibadet etsinler" manasına geldiğini aktarır. (Taberî — Câmiü'l-Beyân, c. 21, s. 555)
- Allah'ı Tanıma: Mücahid'den rivayet edildiğine göre, ayetin anlamı "ancak beni tanısınlar" şeklindedir. Çünkü eğer Allah yaratmasaydı, O'nun varlığı ve birliği bilinemezdi. (Kurtubî — el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, c. 17, s. 55; Fahreddin Râzî — Mefâtîhu'l-Gayb, c. 28, s. 201)
- Emir ve Yasaklara Uyma: Hz. Ali'ye dayandırılan bir görüşe göre ise ayetin anlamı, "ancak bana ibadet etmelerini emredeyim ve onları ibadete davet edeyim" şeklindedir. Bu, Allah'ın "Onlara tek bir ilaha ibadet etmeleri emredildi" (Tevbe Suresi, 31. Ayet) buyruğuyla da desteklenir. (Beğavî — Meâlimü't-Tenzîl, c. 7, s. 380; İbn Kesir — Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm, c. 7, s. 424)
- Huzur ve İtaat: Fahreddin Razi, kulluğun Allah'ın emrine tazim ve O'nun yaratıklarına şefkat göstermek olduğunu ifade eder. (Fahreddin Râzî — Mefâtîhu'l-Gayb, c. 28, s. 200)
- Yaratılışın Kaderle İlişkisi: Bazı müfessirler, ayetin "ancak bana kulluk etsinler" kısmının, Allah'ın ilmiyle kimlerin saadet ehli ve kimlerin şekavet ehli olacağının belirlenmesiyle ilgili olduğunu belirtirler. Buna göre Allah, saadet ehli olanları ibadet için, şekavet ehli olanları ise isyan için yaratmıştır. (Taberî — Câmiü'l-Beyân, c. 21, s. 554; Kurtubî — el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, c. 17, s. 55; Beğavî — Meâlimü't-Tenzîl, c. 7, s. 380)
Kulluğun Gerçek Anlamı ve İnsanlığın Durumu
Fahreddin Razi, gerçek zararın (hüsranın) Allah'a kulluktan mahrum kalmak olduğunu vurgular. İnsanın ömrü, en değerli sermayesidir ve bu sermayeyi Allah'a itaatle değerlendirmeyen, hatta boş işlerle geçiren kimse zarardadır. (Fahreddin Râzî — Mefâtîhu'l-Gayb, c. 32, s. 82-83)
Ancak, bu genel yaratılış amacı içinde, Allah'a iman edip salih amel işleyenler bu hüsrandan istisna tutulmuştur:
"...Ancak iman edip salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır." (Asr Suresi, 3. Ayet)
Bu ayetler, hayatın amacının sadece yaratılmış olmak değil, aynı zamanda bu yaratılış gayesini idrak edip Allah'a iman etmek, O'nun rızasını kazanacak ameller işlemek ve bu yolda sabırlı olmaktır.
Allah'ın İhtiyacı Yoktur
Kur'an-ı Kerim, Allah Teâlâ'nın kullarından herhangi bir rızık veya yiyecek istemediğini de belirtir:
"Ben onlardan bir rızık istemiyorum, beni yedirmelerini de istemiyorum. Şüphesiz Allah, en büyük rızık verici, mutlak güç sahibi ve daima en sağlam olan O'dur." (Zariyat Suresi, 57-58. Ayetler)
Bu ayetler, kulluğun Allah'ın bir ihtiyacından kaynaklanmadığını, aksine insanın kendi faydası için olduğunu gösterir. Allah Teâlâ, kullarına karşı hiçbir ihtiyacı olmayan, mutlak güç sahibi ve her şeyin rızkını veren Yaratıcı'dır. (Taberî — Câmiü'l-Beyân, c. 21, s. 555; Kurtubî — el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, c. 17, s. 56)
Özetle, Kur'an-ı Kerim'e göre hayatın amacı, Allah'ı tanımak, O'na kulluk etmek, emirlerine uymak ve O'nun rızasını kazanmaktır. Bu, insanın kendi ebedi saadeti için yerine getirmesi gereken en önemli görevdir.
Umarım bu açıklamalar faydalı olmuştur. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorabilirsiniz.