Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh.
İslam'ın beş temel direğinden biri olan zekât hakkında bilgi edinmek istemeniz ne kadar güzel. Zekât, hem malı bereketlendiren hem de toplumsal dayanışmayı güçlendiren çok önemli bir ibadettir.
Zekât Nedir?
Zekât, kelime anlamı olarak "artma, çoğalma, bereketlenme" ve "temizlenme" demektir (Kurtubî, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, 1/341). Dini bir terim olarak ise, belirli mal varlığına sahip olan Müslümanların, bu mallarının belirli bir miktarını, belirlenmiş şartlara uygun olarak ihtiyaç sahiplerine vermeleri farz olan ibadettir (Şâfiî, el-Üm, 2/81). Kur'an-ı Kerim'de "Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlersin ve onları arındırırsın." (Tevbe Suresi, 103. ayet) buyrulmaktadır (Şâfiî, el-Üm, 2/81; Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, 2/528). Bu ayet, zekâtın hem malı hem de veren kişiyi temizlediğini göstermektedir (Kurtubî, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, 1/341; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/267).
Zekât Kimlere Farzdır?
Zekât, Müslüman olan, akıl sağlığı yerinde bulunan, ergenlik çağına ulaşmış ve belirli bir mal varlığına (nisaba) sahip olan kişilere farzdır (Şâfiî, el-Üm, 2/81; Nevevî, el-Minhâc, 7/47). Nisap, her mal türü için belirlenmiş asgari miktardır. Örneğin, gümüşte beş ukiyye (yaklaşık 40 miskal veya 200 dirhem), altında yirmi miskal, develerde beş adet, sığırlarda otuz adet, koyunlarda ise kırk adet gibi miktarların altında zekât olmadığını belirten hadisler bulunmaktadır (Şâfiî, el-Üm, 2/81; Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, 2/528; Nesâî, es-Sünen, 2/13). Zekât, kişinin kendi temel ihtiyaçları (barınma, yeme-içme, giyim gibi) ve borçları çıktıktan sonra kalan mal varlığı üzerinden hesaplanır (Nevevî, el-Minhâc, 7/47).
Zekâtın Önemi ve Hükmü
Zekât, namazla birlikte Kur'an-ı Kerim'de birçok yerde emredilmiştir (Bakara Suresi, 43. ayet) (Kurtubî, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, 1/341; Taberî, Câmiü'l-Beyân, 1/608). Hz. Ebu Bekir (r.a.) döneminde zekâtı vermeyenlerle savaşılmasının emredilmesi, zekâtın dinin temel direklerinden biri olduğunu göstermektedir (Şâfiî, el-Üm, 2/81; Nesâî, es-Sünen, 2/13). Zekâtını vermeyenlerin mallarının, kıyamet gününde kendilerine zehirli bir yılan şeklinde dönerek onları tehdit edeceği de hadislerde belirtilmiştir (Şâfiî, el-Üm, 2/81; Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, 2/529).
Zekâtın kimlere verileceği de Kur'an-ı Kerim'de (Tevbe Suresi, 60. ayet) belirtilmiştir: "Sadakalar (zekâtlar) ancak yoksullara, düşkünlere, zekât toplayan memurlara, kalpleri İslâm'a ısındırılacak olanlara, (kâfir) esirlere, borçlulara, Allah yolunda (cihad edenlere) ve yolda kalmışlara mahsustur. Bu, Allah tarafından konulmuş bir farzdır. Allah, her şeyi bilen, hikmet sahibi olandır." (Kurtubî, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân, 1/341).
Bu bilgiler, zekâtın dinimizdeki yerini ve önemini anlamanıza yardımcı olacaktır. Daha detaylı bilgi için ilgili kaynaklara başvurabilir veya bir ilim ehline danışabilirsiniz.