Qur'an&Sunnah

Apa itu tauhid, keyakinan Islam akan keesaan Allah?

Tevhid Nedir?

Tevhid, İslam'ın en temel ilkesi olup, Allah'ın (cc) zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve eşsiz olduğuna inanmaktır. Bu inanç, "Lâ ilâhe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur) cümlesiyle ifade edilir. Bu, sadece dil ile ikrar etmek değil, aynı zamanda kalple tasdik etmek ve hayatın her alanında bu gerçeği yansıtmaktır.

Tevhidin Kaynaklardaki Yansımaları:

  • Allah'ın Eşsizliği: Ehl-i Sünnet alimleri, tevhidin Allah'ın (cc) zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve eşsiz olduğuna inanmak olduğunu belirtirler. Bu, Allah'ın (cc) hiçbir ortağı, benzeri veya denkliği olmadığı anlamına gelir. Kuşeyrî'nin er-Risâle'sinde belirtildiği üzere, tevhid, Allah'ı (cc) ne benzeten (teşbih) ne de O'nu inkâr eden (ta'til) bir anlayışla bilmektir. (Kuşeyrî — er-Risâle, s. V01/P018–V01/P020)
  • İlk Farz Olarak Tevhid: Allah'ın (cc) kullarından ilk olarak istediği şeyin tevhid olduğunu, yani O'nu tanımak olduğunu söyleyenler vardır. Bu tanıma, Allah'ın (cc) sıfatlarını bilmek ve O'na ibadet etmenin gerekliliğini idrak etmektir. Nitekim رويم'den nakledildiğine göre, Allah'ın (cc) kullarından ilk farz kıldığı şey marifettir (bilmek/tanımak). (Kuşeyrî — er-Risâle, s. V01/P010–V01/P012)
  • Tevhidin Mertebeleri: Tevhidin farklı mertebeleri olduğu ifade edilir. En alt mertebesi sadece dille ikrar etmek, bir üst mertebesi kalple tasdik etmek, daha üst mertebesi ise delillerle bu inancı güçlendirmek ve en yüce mertebesi ise kulun kendini Allah'ın (cc) birliğinde tamamen bulmasıdır. Gazâlî, tevhidin dört mertebesinden bahseder: dil ile ikrar, kalp ile tasdik, delillerle güçlendirme ve nihayet kulun kendini tevhid denizinde bulması. (Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn, s. V04/P252–V04/P253; Fahreddin Râzî — Mefâtîhu'l-Gayb, s. V22/P008–V22/P009)
  • Tevhidin Anlamı: Tevhid, Allah'ı (cc) zatında ve sıfatlarında eşsiz bilmektir. O'nun varlığı kesindir, O'nun öncesi yoktur, sonu yoktur. O, ezelîdir ve ebedîdir. Ebû Tâlib el-Mekkî'ye göre tevhid, Allah'ın (cc) zatının tek olduğunu, ikinciye sahip olmadığını, varlığında şüphe olmadığını, daima hazır olduğunu, bilmediği bir şey olmadığını, aciz kalmadığını, ölmeyeceğini, uyuklamayacağını, yanılmayacağını, işiten, gören, mülkü zeval bulmayacak olan, vakti olmayan kadîm, sonu olmayan âhir, varlığı kendiliğinden olan ve ebediyen var olacak olan olduğunu ikrar etmektir. (Ebû Tâlib el-Mekkî — Kûtü'l-Kulûb, s. V02/P135–V02/P136)
  • Tevhid ve Şirkten Uzak Durma: Tevhid inancı, insanı şirke (Allah'a ortak koşma) düşmekten korur. Şirk, İslam'ın en büyük günahıdır. İbn Hacer, "tevhid" başlığı altında, bazı aşırı sufilerin "vücudun birliği" (vahdet-i vücud) anlayışını benimseyerek fiili kullara nispet etmede aşırıya kaçtıklarını ve bunun bazılarını mürciîlere yaklaştırdığını, hatta bazılarının kâfirleri bile mazur gördüğünü belirtir. Bu tür aşırı yorumların, tevhidin doğru anlaşılmasına zarar verdiğini ifade eder. (İbn Hacer — Fethu'l-Bârî, s. V13/P347)
  • Tevhid ve Sıfatlar: Ehl-i Sünnet'e göre Allah'ın (cc) zatı gibi sıfatları da kadimdir (ezelîdir). Bu sıfatlar ne O'nun zatından ayrıdır ne de O'nun zatıdır. Allah (cc) cisim değildir, O'nu tasvir etmek veya keyfiyetini sormak mümkün değildir. Kuşeyrî'nin er-Risâle'sinde belirtildiği gibi, Allah (cc) cisim değildir, cevher değildir, araz değildir, sıfatları da araz değildir. O'nu vehimlerde tasavvur etmek, akıllarda takdir etmek mümkün değildir. O'nun bir ciheti, bir mekânı yoktur. Zaman ve vakit O'nun için cereyan etmez. (Kuşeyrî — er-Risâle, s. V01/P018–V01/P020) Teftâzânî'nin Şerhu'l-Makâsıd'ında ise tevhidin hakikatinin, ilahlıkta ve O'nun hususiyetlerinde şerikin yokluğunu ikrar etmek olduğu, Ehl-i Sünnet'in kadîm sıfatları kabul ettiği ancak sıfatı zatından ayrı görmediği belirtilir. (Teftâzânî — Şerhu'l-Makâsıd, s. V02/P062–V02/P064)

Tevhid, bir Müslümanın hayatının merkezinde yer alan bir kavramdır. Bu inanç, kişinin Allah'a (cc) olan bağlılığını, güvenini ve teslimiyetini ifade eder.

Umarım bu açıklama, tevhid konusundaki merakınızı gidermiştir. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorabilirsiniz.

Sumber

  • Kuşeyrî — er-Risâle (s. V01/P328)
  • Kuşeyrî — er-Risâle (s. V01/P010–V01/P012)
  • Kuşeyrî — er-Risâle (s. V01/P018–V01/P020)
  • Ebû Tâlib el-Mekkî — Kûtü'l-Kulûb (s. V02/P135–V02/P136)
  • Ebû Tâlib el-Mekkî — Kûtü'l-Kulûb (s. V02/P138)
  • Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn (s. V04/P243–V04/P244)
  • Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn (s. V04/P086–V04/P087)
  • Gazâlî — İhyâü Ulûmi'd-Dîn (s. V04/P252–V04/P253)
  • İbn Hacer — Fethu'l-Bârî (Buhârî şerhi) (s. V13/P347)
  • Teftâzânî — Şerhu'l-Makâsıd (Mâtürîdî/Eş'arî kelam) (s. V02/P062–V02/P064)
  • İbn Hacer — Fethu'l-Bârî (Buhârî şerhi) (s. V13/P343–V13/P347)
  • Fahreddin Râzî — Mefâtîhu'l-Gayb (s. V22/P008–V22/P009)

Jawaban hanya bersandar pada sumber klasik domain publik dan menyebutkannya. Untuk masalah pribadi, mohon bertanya kepada ulama yang berkompeten.